24 Ağustos 2023

Sürdürülebilir Ulaşıma Öncülük Eden Kentler

Sürdürülebilirlik; ekonomik, toplumsal ve çevresel hedefler doğrultusunda somut adımların atılmasını gerektiren bir uygulama çerçevesi olarak tanımlanabilir. Günümüzde kent planlamasının ve kaçınılmaz olarak kentsel ulaşımın ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik perspektifi doğrultusunda çok sayıda ülkede ulaşıma daha erişilebilir, temiz ve çok boyutlu bir nitelik kazandıracak uygulamalara imza atılıyor.  

Sürdürülebilirlik, 21. yüzyıla iz bırakan birkaç kavramdan biri. Doğanın sahip olduğu sınırların varlığını çeşitli iklim olaylarıyla duyurması ve eşitsizliklerin çarpıcı boyutlara ulaşmasıyla birlikte giderek önem kazanan sürdürülebilirlik kavramı, çoğu durumda yalnızca çevresel yönüyle ele alınsa da esasen ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirliğin de merkezi öneme sahip olduğu üç ayaklı bir çerçeve olarak tarif edilebilir. Pek çok uygulama alanına sahip sürdürülebilirlik perspektifinin hayat bulduğu başlıca alanlardan biri ise kent planlaması ve bu sürecin vazgeçilmez bir unsuru olarak ulaşım sistemleridir. Bugün dünyanın pek çok noktasında kentlerin ve kaçınılmaz olarak da ulaşımın nasıl daha sürdürülebilir bir nitelik kazanacağına ilişkin denemeler mevcut. Söz konusu denemelerin ortaya konacağı bu yazıda ilk olarak sürdürülebilir kentsel ulaşımın ne anlama geldiği sorusuna yanıt arayacağız.

Sürdürülebilir kentsel ulaşım nedir?
Sürdürülebilir kentsel ulaşım, en basit haliyle, toplumların ulaşım ihtiyaçlarının genel yaşam kalitesini artıracak şekilde planlanması olarak tarif edilebilir. Sürdürülebilirliğin tanımı, mevcut ihtiyaçların gelecek nesillerin faydalanacağı kaynaklara zarar vermeksizin karşılanmasını içerdiğinden yaşam kalitesinde yaşanacak artışın da bu gelecek vizyonuna sahip olması önem taşır.
 
Uzmanların dile getirdiği üzere sürdürülebilir kentsel ulaşıma hayat verecek adımların saptanması oldukça güçtür. Sürdürülebilir kentsel ulaşımı mümkün kılacak hamlelerin en temelde yurttaş katılımını gözeten, farklı ulaşım biçimlerini birbirine entegre eden, somut bir uygulama planına sahip olan, kurumsal iş birliklerine açık, erişilebilirliği geliştiren ve veri temelli olması gerekir.
 
Bu gereklilikler sürdürülebilir kentsel ulaşımı geleneksel ulaşım planlamasından pek çok açıdan farklılaştırır. Örneğin geleneksel bir planlama yaklaşımı trafik mühendislerine merkezi bir rol verirken sürdürülebilir yaklaşım disiplinlerarası bir bakış açısıyla hareket ederek sürece daha çok aktörün katılımını öngörür. Ya da ilk yaklaşımda odak noktası trafik yoğunluğunun azaltılmasıyken ikinci yaklaşım merkeze sürdürülebilirliğin üç ana unsuruna ait hedefleri yerleştirir. Dolayısıyla karar verme süreçlerinde alınacak kararın toplumsal, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği olumlu yönde etkileyip etkilemeyeceği belirleyici olur. Hayata geçirilen sürdürülebilir ulaşım planlarının istenen etkiyi doğurup doğurmadığının izlenmesi ve tespiti de sürecin önemli aşamalarından birini oluşturur.

Örnekler
Kentsel ulaşımı sürdürülebilir kılmak için hayata geçirilen çok sayıda uygulama mevcuttur. Bunlar arasında toplu taşımacılığın yaygınlaştırılması, teşviki ve alternatif ulaşım teknolojileri ile modellerinin uygulamaya alınması gelmektedir.

Singapur: Sürdürülebilir kentsel ulaşım hedefini hayata geçirmek üzere harekete geçen ülkelerin başında gelen Singapur, toplu ulaşım sistemlerinde daha fazla elektrikli otobüsün faaliyet göstermesi için önemli adımlar atıyor. 2040 itibarıyla dizel yakıtla çalışan otobüsleri toplu taşımacılık filolarında bulundurmama kararı alan Singapur, elektrikli otobüslerin kullanımına ek olarak, sürdürülebilir ulaşım çözümlerini geliştirecek alternatif teknolojilerin denenmesi için de elverişli bir konum olarak öne çıkıyor.  

İspanya: Kentsel ulaşımın sürdürülebilir niteliğini artırmak üzere inisiyatif alan bir diğer ülke, İspanya. Sürdürülebilir kentsel ulaşım planı çerçevesinde geliştirilen hareketlilik stratejileri doğrultusunda ülkenin farklı bölgelerinde farklı uygulamalar devreye alınıyor. Bu uygulamaların odağında ise saptanan stratejilerin etkili ve katılımcı bir şekilde sürdürülmesi yatıyor.
 
Çin: Teknolojik üretimlerin sürdürülebilir ulaşım ihtiyaçları doğrultusunda işlevlendirildiği Çin’de trafik yoğunluğunun azaltılması ve kazalara hızlı bir şekilde müdahale edilebilmesi için akıllı trafik ışıkları kullanılıyor. Sensör teknolojisi yardımıyla trafik yoğunluğunu tespit edebilen trafik ışıklarının mevcut yoğunluğu yüzde 15 azalttığına işaret ediliyor. Trafik yoğunluğu hava kirliliğinin önde gelen sebeplerinden biri olduğu için trafik akışının hızlandırılması karbondioksit salınımını azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor.
 
Portekiz: Ulaşımı sürdürülebilir kılma amacına sahip bir diğer ülke olan Portekiz’in önündeki en somut hedeflerden biri, 2030 itibarıyla ülkede gerçekleştirilen yolculukların yüzde 40’ının toplu taşıma araçlarıyla, bisikletle veya yürüyerek gerçekleştirilmesi yönünde. Bu çerçevede özellikle ülkenin başkenti Lizbon’da pek çok uygulama devrede. Şehri hem daha yürünebilir hem de bisiklet kullanımı için daha elverişli hale getirmek üzere inşa edilen yürüyüş ve bisiklet yolları, bu uygulamalardan yalnızca ikisi. Bunların yanı sıra, ulaşım paylaşımı uygulamalarının da aktif olarak sürdürüldüğü Portekiz’de elektrikli bir tramvay sistemi de bulunuyor.
 
Türkiye: Türkiye de çevresel etkisi daha düşük, daha erişilebilir ve gelecek kuşakların ihtiyaç duyacakları kaynakları korumaya dönük bir perspektifte ulaşımın yeniden tasarlanmasına yönelik projelerin hayata geçirildiği ülkeler arasında bulunuyor. Bu çalışmalardan İstanbul Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı, kentin ulaşım ihtiyaçlarını insan odaklı bir perspektifle yeniden düzenlemek üzere adımlar atıyor. Kentsel ulaşımın hem çevresel hem toplumsal bakımdan sürdürülebilirliğini sağlama amacı taşan proje, besleyici bisiklet güzergahları, düşük salım bölgeleri, elektrikli bisikletler, karbonsuzlaştırma gibi alanlarda çalışmalar yapıyor, bunları Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Fayda Maliyet Oranı, Cinsiyet Eşitliği ve Toplumsal Kapsayıcılık kriterlerini esas alarak değerlendiriyor. İzmir’de de Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı doğrultusunda ulaşım sisteminde bütünsel bir dönüşüm sağlamayı amaçlayan etkinlikler gerçekleştiriliyor. Ölçülebilir hedeflere ve katılımcı bir perspektife sahip, ulaşım biçimlerini zenginleştirmeyi amaçlayan bir bakış açısının temel alındığı SKUp İzmir çerçevesinde şehrin 2050 Hareketlilik ve Trafik Gelişimi hedefleri belirleniyor. Proje, tüm bunlara ilaveten yeni hareketlilik biçimlerini ve dijitalleşmenin ulaşım sektöründe yarattığı dönüşümü de içerecek bir vizyon doğrultusunda şekillendiriliyor.